Allah’ın güzel isimleri bütün âleme tecelli ederken, bazen zıt tecelliler birbiri içine girer. Bunda dahi çok farklı güzellikler kendini gösterir. Bu hakikati ilginç bir tarzda anlatan Bediüzzaman, Mesnevi-i Nuriye eserinde…

Berzah denilen kabir âlemlerine göçtükten sonra, hayattaki gibi manevi tasarrufu devam eden dört büyük zât vardır. Bunlar; Abdülkadir-i Geylâni, Hayati-i Harrani, Mâruf-u Kerhi ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri. Manevi tasarruf…

Mücedditler silsilesinin son halkası ve çağımızda bir Asr-ı Saadet Müslümanı olan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, geçmiş bütün mücedditlerin, müçtehit ve imamların vazife sahalarını tamamen üstlendiği için, başka birisinin gelmesine Allah’ın…

Ülke genelinde yaşayan milyonlarca vatandaşımızın etnik kökeni, mezhebi, mesleği ve meşrebi farklı olmasına rağmen; aynı vatanı, aynı dini paylaşmamızla top yekûn bir milleti oluşturmuşuz. Yönetim biçimi olarak da, bütün eksik…

İnsanlar tornadan çıkmış gibi tek bir fıtratta yaratılmadığından farklı meşrepler olmuş ve aynı mesleğin mensubu olduğu halde, değişik gruplaşmalar meydana gelmiştir. Nur hareketinde de, Risale-i Nur mesleğini farklı anlama ve…

Bin dört yüz senelik İslâm tarihinin belli bir döneminden sonra ortaya çıkan ve değişik isimlerle anılan  tarikatların günümüzde devamı olduğu gibi, cumhuriyetin ilânından sonra meydana gelen bir takım cemaatler de…

1923 tarihinden itibaren Eski Said dönemini geride bırakarak, Yeni Said dönemine geçen Bediüzzaman, 1950 yılında çok partili siyasi hayata geçinceye kadar, siyaset âleminden bütünüyle alâkasız bir vaziyette yaşamış ve en…

Altı yüz yirmi dört sene gibi çok uzun bir ömre sahip olan Osmanlı Devleti, duraklama, gerileme ve Tanzimat’tan sonra hızla çöküşe doğru sürüklenmeye başlamıştı. Hilâfet merkezi olması hasebiyle, İslâm âlemi…

Risale-i Nur Külliyatı içinde Mektubat adındaki eserin, 28. Mektup Birinci meselesinin sonunda bir rüya tabiri olduğu görülür. Bediüzzaman bir talebesinin gördüğü rüyasının tabirini yaparken, rüyada görülen sarıklı bir gençten bahseder.…

İnsan fıtratında diğer insanlar tarafından bilinmek, tanınmak, alkışlanmak, beğenilmek ve adından bahsettirmek ve şan şeref kazanmak gibi, bir cihette psikolojik hastalık ve ruhi maraz olarak telâkki edilebilecek arzular ve süfli…

Âhirzamanda geleceği ve fitne ateşlerini söndüreceği müjdelenen son müceddid, hem diyanet hem siyaset hem cihad hem saltanat gibi pek çok dairelerde vazifeli olduğu için, Mehdi Âl-i Resul ünvanıyla, ümmetin dalâlet…

Hazret-i Âdem (as) ile başlayan peygamberlik silsilesi, son peygamber olan Hazret-i Muhammed (asm) ile son bulmuştur. Zira, her başlangıcın bir sonu vardır. Hem de sonda gelen en kemâl mertebededir. Kendinden…