Ahiret

BEŞER YOLCULUĞU

 

Kâinatın nihayetsiz boşluğunda ve güneş sistemine bağlı olarak yüzen bir gemiyi andıran şirin bir gezegende yaşıyoruz.

Dört yüz bin çeşit bitki ve hayvan türleri içinde çok farklı bir konuma sahip olan insanlara, güneş ve aydan tut tâ nehirlere ve denizlere, hatta yer üstünde olan bütün varlıkların yanında, yer altında yaratılan bütün nimetlere kadar her şey emrimize ve hizmetimize verilmiş.

Mahlukat içinde bir sultan hükmünde olan ve her şey ona boyun eğdirilen ve istifadesine sunulan insan, eğer aklı başında ve kalbi yerindeyse, nereden gelip nereye gittiğini, bu dünyada vazifesinin ne olduğunu ve onu bu dünya misafirhanesine gönderenin kendisinden ne istediğini hep kendisine sorar ve bunların cevabını arar.

Sönük akıl feneriyle bu soruların cevabını bulamayarak hayatı kendisine zehir edenlere bedel, semavî vahyin sedasına kulak veren müminler, bu kâinatın yaratıcısını tanımak ve Ona iman ile ibadet etmek üzere imtihan için gönderildiklerini bilirler ve itaat ederler.

Bu dünya misafirhanesi, insanlar için yol üstünde kurulmuş bir han gibidir. Yolculuk ise, ruhlar âleminden başlayıp, dünyadan geçer ve âhirete gider.

Mâzi tarafında ve bilmediğimiz bir zaman diliminde, Cenab-ı Hak bütün insanların ruhlarını yarattı ve onlara ayetin haber verdiği şekliyle “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?”diye sordu. Bütün ruhlar da “Evet, Sen bizim rabbimizsin.”diye karşılık verdiler. Bu ezelî bir anlaşmaydı. İşte, bu anlaşmaya sâdık kalanlarla kalmayanların ayrışması için, bu dünya denilen imtihan meydanına gönderildik.

Anne karnında dört aylık olunca bebeğe ruhu üflenir. Böylece biyolojik gelişmenin yanı sıra, hareket de başlar. Dokuz ay on gün sonra dünyaya gelen bebek, çocukluk, gençlik, orta yaşlılık ve ihtiyarlık dönemlerini ömrü yetip de tamamladıktan sonra, ruh-beden müşterekliğindeki hayat safhası sona erer ve ölümle birlikte ruh bedeni terk eder. geride kalan ceset için “öldü”tabirini kullanırız. Ancak, ruha ölümsüzlük özelliği verildiği için, berzah dediğimiz âlemlerde hayatını devam ettirir. Yani, ölümle her şey sona ermez, asıl hayat olan âhiret hayatı başlamış olur. Bu ara hayat olan kabir hayatı, hadis-i şerife göre ruhlar için ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurundan bir çukurdur. Buna inanmak veya inanmamak, bahsi geçen hakikati değiştirmez.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap