BENLİK DUYGUSUNUN İKİ YÜZÜ
Tefekkür

BENLİK DUYGUSUNUN İKİ YÜZÜ

Göklerin, yerin ve dağların yüklenmekten korktukları ve insanın onu yüklendiği benlik duygusunun, kendindeki ölçüler penceresinden bakarak Allah’ı tanımak, bilmek ve Ona iman ederek ibadet etmek vazifesi onun hayra bakan cihetidir. Şerre bakan ciheti ise, kendisine müstakil bir varlık nazarıyla bakıp, Allah’tan bağını kopararak, her şeyi tabiat ve tesadüfle izah etmesidir.

Peygamberlik silsilesi eneye, yani benlik duygusuna mânâ-yı harfiyle, Allah hesabına bakar ve veriliş gayesine uygun olarak istihdam eder. Dinsiz felsefe ise, mânâ-yı ismiyle bakar, Allah ile bağını koparıp atar ve veriliş amacının dışına çıkar. Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanması gerekirken, Allah’a benzemeye kalkar. Onunla rekabete başlar. Tarih boyunca Firavunları, Nemrutları, Şeddatları ve Deccalları yetiştiren enenin bu şerre bakan cihetidir. İbn-i Sina ve Farabi gibi Müslüman filozofları sıradan bir mümin durumuna düşüren sır, benlik duygusuna mânâ-yı ismiyle bakmaları ve Batı felsefesinin dıştan görünen şatafatına aldanmalarıdır.

İnsanı kemalâta ulaştıran, yeni tabirle kişisel gelişime mazhar kılan hakikat, ilim ve dua ve Allah’a yapılan kulluktur. İlimlerin esası ve ruhu Allah’ı bilmek, tanımak ve Ona ibadet etmektir. Enesel gelişim ise, insanın kendisini Allah’tan bağımsız bilmesi ve kendisine mânâ-yı ismiyle bakarak, sahip olduğunu zannettiği her şeyi kendisine isnat etmesidir. Mahiyetindeki nihayetsiz aczini, fakrını, noksan ve kusurlarını unutarak, âdeta bir İlâh gibi kendisini bütün noksanlıklardan tenzih ederek kendisine tapmasıdır. Böyle insanlar birer enâniyet abidesidir. Gurur ve kibirlerinden yanlarına yaklaşılmaz. Kendinden başka herkese böcek nazarıyla bakar ve küçümser. Kendine öyle güvenir ve var olan kabiliyetlerini öyle beğenir ki, elinden gelse dünyayı yönetmeye kalkar. Mensubu olduğu milletin ırkçılığı da o adamın enâniyetine ilâve olursa, Allah’ın emir ve yasaklarına şeytan gibi mübareze ve isyan eder. Nihayet, Allah’a şirk koşar. Irkçılık toplumsal bir şirktir. Tövbe etmemek şartıyla, Allah’ın affetmeyeceğini haber verdiği en büyük günah Ona şirk koşmaktır.

Model olarak Allah Resulünü (asm) esas alan ve Onun sünnet-i seniyesine sarılan, Esma-i İlâhiyeye ulaşır ve bağlanır. Neye baksa ve neyle meşgul olsa ilim olur ve huzur makamını elde eder. Orada merkezde fert değil, Esma-i Hüsna vardır. Cenab-ı Hak, cümlemizi benlik duygusunu hayırda kullanan bahtiyar kullara dahil etsin, inşaallah.

asyanur.info                samicebeci.net

Advertisement

Yorum Yap