siyaset

BEDİÜZZAMAN VE MUHALEFET

Tek parti döneminde devlet gücünü bütünüyle ele geçiren Halk Partisi, Terakkiperver Cumhuriyet ve Serbest Fırkalarını milletin aşırı teveccühünden dolayı kısa zamanda kapatarak meydanı tamamen kendilerine boş bıraktı. Kat’iyen kendilerine rakip olacak bir parti görmek istemedi.

Halbuki, Bediüzzaman’ın ifade ettiği gibi “Muhalefet, meşru ve samimi bir muvazene-i adalet  unsurudur.” İşte, meydana gelen bu boşluğu, elleri kolları bağlı hükmünde, despot zihniyet tarafından hayatı hapis ve sürgünlerde geçen Bediüzzaman dolduruyordu. Lâhika mektupları ve mahkeme müdafaaları suretinde, yapılan yanlışlıkları dile getiriyor ve zâlimâne icraatları yüzlerine haykırıyordu.

Bir taraftan milletin imanını kurtarmaya çalışırken, diğer taraftan milli şuurlanmanın alt yapısını tesise gayret eden Bediüzzaman’ın bu hizmetleri ve sair dahili ve harici sebepler meyvesini vermiş ve 1946 yılında Demokrat parti kurulmuştu. Aynı yıl içinde yapılan genel seçimde açık oy gizli tasnif şeklinde demokratik olmayan bir usulle, iktidarını dört sene daha uzatan Halk Partisi, 1950 yılında yapılan seçimde milletten öyle bir seçim tokadı yedi ki, sesi tâ Çin-i Maçin’den duyuldu. Bediüzzaman bu olaydan sonra kaleme aldığı bir mektubunda “Bu asil Türk milleti, kendi ihtiyarıyla (iradesiyle) o partiyi kat’iyen iktidara getirmeyecek. Şayet gelecek olursa, aynı partinin altında bu vatana komünist kuvveti hâkim olacaktır.” tesbitini yaptı. Bu çok iddialı bir uyarıydı. Ancak, o mektubun üzerinden yetmiş yıl geçtiği halde, gerçekten millet iradesinin oy çokluğuyla bir daha iktidara gelemedi. Bediüzzaman’ı gelişen olaylar doğruladı. Çünkü o vazifeliydi.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap